pandemi donemi işten çıkarma

Coronavirüs Nedeniyle İşten Çıkarılan İşçilerin Hakları

Coronavirüs nedeniyle işten çıkarılan işçilerin hakları, belirsiz ekonomik durum sebebiyle işçiler bakımından büyük önem arz etmektedir. Tüm dünyayı etkisi altına aldığı gibi coronavirüs salgını ülkemizde de etkili olmuştur. Dünya üzerindeki bütün piyasalar bu salgın hastalık karşısında son derece olumsuz etkilenmiştir. Ülkeler temelde toplum sağlığını düşünerek radikal önlemler almaya çalışsa da diğer temel sorunda ekonominin ayakta tutulmaya çalışılması olmuştur. Ekonomik olarak da toplumu bir çıkmaza sokmak istemeyen ülkeler bazı sektörlerin çalışmasına izin vermekle çalışma sürelerini azaltma yoluna gidilmiştir. Bu aşamadan sonra da işverenler işçi çıkarma yoluna giderek hem personel azaltma hem de mali yükü bir nebze de olsa hafifletmeyi amaçlamışlardır. Bu yazımızda coronavirüs sebebiye işten çıkarılan işçilerin hakları üzerinde durulacaktır.

Coronavirüs Salgını İşten Çıkarma Nedeni Olabilir Mi?

Öncelikle ifade edilmesi gereken konu işçilerin hangi usüller çerçevesinde işten çıkarılabileceğidir. İş Kanunu kapsamında işveren geçerli fesih ve haklı fesih olmak üzere iki tür feshi yetkisine sahiptir. İşverenin işçinin iş akdinin İş Kanunu’nun 25/2 maddesi kapsamında feshedebilmesi için ortada haklı bir sebep bulunmalıdır. Ancak işverenlerin sadece coronavirüs salgını sebebiyle halihazırda hasta olmayan işçisini haklı sebeple işten çıkarması mümkün değildir. Ancak salgın hastalık sebebiyle zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkması nedeniyle kanundaki şartlara uyarak geçerli fesih yapabilir.

Halihazırda uygulamada işverenlerin genellikle İş Kanunu‘nun 25/2 maddesi kapsamında işçilerin iş sözleşmelerini haklı sebebe dayandırarak feshetmektedirler. Ancak başlı başına coronavirüs salgınının ortaya çıkması işçinin coronavirüs sebebiyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesine imkan vermez. Bu kapsamda işverenler ancak aşağıdaki hususlardan biri mevcutsa haklı fesih yapabilir;

İşçinin kendi kastı ya da kusuru sebebiyle işe art arda üç gün ya da bir ayda beş gün gelememesi,

İşçiden kaynaklanan bir sebeple işçinin bir haftadan daha uzun süre işe gelememesi,

Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranışlarda bulunması,

İşçinin gözaltına alınması ya da tutuklanması,

Bu saydığımız durumlardan birinin olması durumunda işveren haklı nedenle işçinin iş sözleşmesini feshedebilir. Coronavirüs bakımından ise, coronavirüs sebebiyle işçi işten çıkarılması ancak İş Kanunu’nun 25/3 maddesine dayanarak zorlayıcı sebep  gerekçesiyle mümkün olabilir.

Zorlayıcı nedenler; işçinin işyerinde çalışmasını 1 haftadan fazla süre alıkoyan bir durumun ortaya çıkması olarak açıklanabilir. Böyle bir durumun ortaya çıkması durumunda hem işveren hem de işçi iş sözleşmesini haklı nedenle fesih imkanına sahiptir. İş sözleşmesi zorlayıcı nedenle feshedilen işçinin bütün haklarının ödenmesi gerekir.

Dikkat edilmesi gereken hususlar; iş yerlerinin genel olarak tatil edilmesi gibi durumlarda zorlayıcı nedenlerin ortaya çıktığı söylenebilir.Ancak her ne kadar işverene iş akdini sona erdirme yetkisi verilse de işçinin işten çıkarılmak yerine evden çalışmasına devam edip edemeyeceği hususa incelenmelidir. İşçiye iş akdinin haklı nedenle feshedildiği yazılı olarak bildirilmelidir. Zorlayıcı nedenler ortaya çıktıktan sonra çalışmanın durdurulmasını takip eden 1 hafta yarım işçiye yarım ücret ödenmesi de işverenin yükümlülükleri arasındadır. İdari kararla çalışma durdurulmamışsa iş yerini tatil etmek yerine sağlık önlemlerinin alınması suretiyle çalışma yapmanın mümkün olup olmadığı da değerlendirilmelidir.

Corona Sürecinde İşten Çıkarılan İşçinin Hakları Nelerdir?

Coronavirüs salgını sürecinde işçilerin hangi durumlarda işten çıkarılabileceğinden bahsedildi. Şu an ise, coronavirüs sebebiyle işten çıkarılan işçilerin işverenden ne gibi talepleri olabileceğine değinilecektir. Genel olarak işçiler;

Kıdem tazminatı (en bir yıl kıdemi olmak koşuluyla),

İhbar tazminatı,

Fazla mesai ücreti,

Yıllık izin hakları kullandırılmamışsa bu hakkın para karşılığı,

Ödenmemişse asgari geçim indirimi,

Alacak kalemlerini her bir alacak kalemi için kanunda belirtilen şartların mevcut olması durumunda işverenden talep edebilir. Elbette işçilik alacakları bu sayılanlardan ibaret değildir. Her işçinin durumu kendi içinde değerlendirilmelidir. Somut olayın koşullarına göre işçinin işverenden talep edebileceği alacak kalemlerinde değişiklik olabilir. Bu sebeple işçilerin haklarını tam olarak alabilmeleri ve hiçbir kaybı yaşamaları adına iş hukukunda uzman bir avukattan hukuki destek almaları menfaatlerine olacaktır.

Corona Nedeniyle İşten Çıkarılan İşçinin İşe İade Hakkı

Öncelikle işçinin iş sözleşmesinin hangi durumda feshedildiği incelenmelidir. Haksız fesih yapılması durumunda kanundaki diğer şartlar da mevcutsa işçi işe iade davası açma hakkına sahiptir. Bu konuda detaylı bilgi için İşe İade Davası Şartları başlıklı makalemize göz atabilirsiniz.

Eğer işveren tarafından haklı nedenle fesih yapılması durumunda ise, işçinin işe iade davası açma hakkı yoktur. İşe iade davası sonucu mahkeme, işçinin işe iadesine, işçinin dört aylık ücreti tutarındaki boşta geçen ücretinin ödenmesine ve işçinin işe başlatılmaması durumunda yinen işçinin dört ila sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedebilir.

Sonuç

Coronavirüs nedeniyle işten çıkarılan işçilerin hakları genel olarak bu şekilde özetlenebilir. Bu salgın ülkemiz de dahil olmak üzere birçok ülke ekonomisini derinden etkilemiştir. Ülkeler bu ağır etkinin önüne geçebilmek için önemli önlemler almaktadır. Ekonomik olarak daralmadan en çok etkilenen kesimlerin başında işçiler gelmektedir. Ekonomik olarak zayıf konumda bulunan işçilerin iş yerlerinde çalışmaların durması ve ücretsiz izin uygulaması sebebiyle ciddi geçim sıkıntısı yaşabileceklerinden yasal haklarının bilincinde olması oldukça önemlidir.

Elbette yaşanan bu olağanüstü durumun bütün yükünün sadece işverene ya da işçiye yükletilmesi hakkaniyete aykırı bir durum ortaya çıkaracaktır. Bu sebeple işçiler, işverenlerine şartları varsa kısa çalışma ödeneği gibi devlet desteklerine başvurma teklifi yapabilirler. Ayrıca dikkat çekmek gerekir ki, ileride hukuki problem yaşamamak adına işçilerin işverence imzalatılmak istenen belgeleri imza etmeden önce iş hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek almaları kendi menfaatlerine olacaktır.  Şurası açıktır ki, bilmeden, okumadan imza edilen belgelerin ileride işçilerin yıllarca emek vererek elde ettikleri haklarını bir çırpıda kaybetmelerine sebep olabileceği açık bir gerçektir.